Bu bölüm, bulut teknolojisinin tarihçesi, gelişim süreci ve kullanılan kavramlar hakkında bilgi içerir. Bulut teknolojisi fikrinin nasıl ortaya çıktığı, ne olduğu ve kullanılan kavramlar ile teknolojiler hakkında bilgileri yazının devamında bulabilirsiniz.

Bir bulut içinde işlem yapma fikri geriye doğru gidildiğinde ilk olarak 1961 yılında bilim insanı John McCarthy’nin yaptığı duyuru ile ilişkilendirilebilir.

“Savunduğum türde bilgisayarlar, geleceğin bilgisayarı olacak ve belki de bir gün günümüzün telefon sistemi gibi ortak bir ağ’da birleşip veri değişimi yapabilecekler. Bilgisayar yeni ve önemli bir sektör olabilir.”

1969 yılında ARPANET’in şef bilim insanı Leonard Kleinrock’ın yaptığı “bilgisayar ağları henüz emekleme döneminde, fakat bir süre sonra daha komplike bir hale gelecek ve belki de bilgisayar programlarının yaygınlaştıklarını göreceğiz.” açıklamasında yine günümüzün vizyonunun emareleri ile karşılaşıyoruz.

İnternet tabanlı bilgisayar programları ile tüketici odaklı olan arama motorları, e-posta hizmetleri, sosyal medya, video ve görsel yayım yapan sayfalarının hızla artması ve kullanıcıların bu sayfalara göstermiş olduğu yoğun ilgi üzerine bulut bilişim teknolojisi fikri de hızlı bir şekilde teknoloji dünyasındaki insanlar tarafından benimsenmiş ve bu teknolojiyi geliştirmek için çalışmalar başlatılmıştır.

1990’lı yılların sonlarında Salesforce.com kurumsal kullanıcılara İnternet üzerinden uzaktan işlem yapabilme kavramı ile gelmiş daha sonra 2002 yılında Amazon.com Amazon Web Servisleri’ni kurarak iş uygulamaları, uzaktan depolama gibi bir takım kurumsal hizmeti sunmaya başlamıştır.

1990’lı yıllarda tanıştığımız ağ bulutu veya bulut olarak tanımlanan kavram önceleri yapılan tanımlardan net bir şekilde ayrılmaktadır. Fakat 2006 yılına gelinceye kadar bulut bilişim ticari alanda kendisini göstermemiştir. Bu dönemde Amazon’un Esnek İşlem Bulutu (EC2) kurumsal uygulamalar için bilgisayar işlem kapasitesi ve işlem gücü sunmaya başladı. Aynı yılda Google Apps tarayıcı tabanlı kurumsal uygulamaları kullanıcılarına sunmaya başladı ve bundan 3 yıl sonra da Google Uygulama Motoru tarihsel bir kilometre taşı oldu.

Gelişim Süreci

Bulut teknolojisi gelişim süreci altında derin araştırmalar yapmadan önce gelişim sürecini anlamak gerekiyor. Bu süreç büyük firmaların öncelikli olarak kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına başlamış ve süreç hızla tüm İnternet kullanıcılarının ulaşabileceği bir hale gelmiştir.

Farklı bölgelerde bulunan bayi ve ofis gibi fiziksel olarak ulaşımın zaman alacağı iş ortakları ile eş zamanlı veri kullanımı için yapılan çalışmalar sonucunda gelişen bulut teknolojisi, sağlamış olduğu diğer faydalar ile de önem kazanmıştır.

  • Kapasite Planlaması

Organizasyonlar’ın kaynak, ürün ve hizmetlerinde doğacak olan ihtiyaçların belirlenmesi ve karşılanması işlemi Kapasite Planlaması olarak adlandırılır. Bu bağlamda, kapasite belirli bir zaman diliminde yapılan maksimum iş miktarını temsil eder. Kullanılan ortak ağdaki kapasitenin ihtiyacı karşılayabilmesi adına yapılan çalışmalar, hem firma için işlerin kesintisiz ilerlemesini hem de bulut teknolojisinden faydalanıldığı için maliyet anlamında kazanç sağlamaktadır. Kapasite planlaması öngörülen verimlilik ve performansı elde etmenin önündeki tutarsızlıkları minimalize etmeye odaklıdır. Çeşitli kapasite planlamalarından bazıları:

Öncü Strateji, talep beklentisinde bilgi işlem kaynağına kapasite eklenmesi,

Gecikme Stratejisi, bilgi işlem kaynağının tamamen kullanımı sonrası kapasite eklenmesi,

Eşleşme Stratejisi ise talep artarken kaynağın azaldığı durumlarda kapasite eklenmesi

ile gerçekleştirilir.

Bulut teknolojisinden en verimli şekilde faydalanmak isteyen firmaların kapasite kullanımını doğru şekilde analiz ederek gereksiz yatırımdan kaçınmaları gerekmektedir.  Bu sayede hem maddi hem de zaman anlamında kazanç elde edilebilir.

  • Maliyet Azaltma

BT maliyetleri ve iş performansını denkleştirmek ve devamlılığını sağlamak zor olabilir. BT ortamının büyümesi maksimum kullanım gereksinimlerinin ölçülmesine karşılık gelir. Yeni ve gelişen iş otomasyonları ve hatta artan yatırım ile desteklenmelidir. Bu bağlamda yeni altyapısının tesis edilmesi ve mevcudun sahip olma maliyeti önem kazanmaktadır.

İşletme maliyetleri ile ilgili olarak;

işletme faaliyetlerinin sürdürülmesi için gerekli teknik personel istihdamı,

ek testler ve dağıtım döngülerini tanıtmak için yapılan yama ve yükseltmeler,

soğutma ve güç için yapılan geliştirme yatırımları ve tesisin giderleri,

altyapı kaynaklarının korunması, bakımı ve güvenliği giderleri,

destek anlaşmaları ve lisans yönetimini gerçekleştirecek olan yetkin çalışan maliyetleri gibi genel gider kalemlerinden bahsedilebilir.

Doğru planlanmış ve konusunda uzman bilişim teknolojileri personeli ile yapılan tercihlerin ileriye dönük getirilerinin azımsanamayacak kadar önemli olduğunu unutmamak gerekir.

  • Kurumsal Çeviklik

Büyüyen birçok firmanın ortak yönlerinden bir tanesinin hızla gelişen teknolojilere hızlı bir şekilde adapte olabilmeleri olduğunu unutmamak gerekir. Bu anlamda firmaların kullandıkları teknolojik altyapının yenilikler için esnek,  iş kapasitesi anlamında da yeterli olması gerekmektedir. İleriye dönük gelişim planlaması yapılırken bu kıstasların göz önünde bulundurulması, teknoloji ve personel seçimlerinde dikkat edilmesi önem arz eder.

Teknoloji Yenilikleri

Teknolojinin gelişimi üretilmiş yada tasarı aşamasında iken yenilenen fikirler, ihtiyaçlar doğrultusunda yeni kavramların ortaya atılması ile gerçekleşir. Bu bölümde sizlere bulut bilişim teknolojisinde kullanılan teknolojilerden bahsedeceğiz.

  • Kümeleme

Bağımsız kaynakların tek bir yapı altında toplanarak oluşturduğu yapıya denir. Kümele mantığıyla oluşturulan sistemlerde yapıların özerkliğinden dolayı güvenilirlik ve süreklilik ön plana çıkar. Genel olarak yaşanabilecek sistem arızası oranları azaltılmış olur.

Kümeleme mantığıyla oluşturulan sistemlerde farklı donanımların birbirleri ile uyumları önem arz eder. Farklılık gösteren sistemlerde yapının tamamı en zayıf olan donanım kadar hızlı olabilir. Bu sebepten dolayı birbirine benzer teknolojilerin tercih edilmesi ve yapının tamamının yüksek hızlı bağlantılarla iletişim içinde olması küme yapısının hızı ve sürekliliği için tercih edilmelidir.

  • Yüksek Başarımlı Hesaplama – Grid Computing

Bulut bilişim teknolojileri kullanılırken göz önünde bulundurulması gereken bir çalışma olan Grid Computing; hali hazırda oluşturmuş olduğumuz yapının kaynaklarının nasıl ve ne oranda kullanılacağıyla ilgilidir. Farklı fiziksel ortamlarda bulunan ve farklı kullanıcı sayısına sahip bulut bilişim bileşenlerinin hepsi için aynı performansın beklenmesi yapının tamamı için çok sağlıklı olmaz. Grid Computing bulut bilişim teknolojisi içinde bulunan her bir yapıdan en verimli şekilde faydalanmayı sağlar.

  • Sanallaştırma

Sanallaştırma teknolojisi mevcut olan fiziksel donanımın farklı kullanıcılar tarafından ortak bir şekilde belirlenen kıstaslara göre kullanımlarına sunmaya denir. Sanallaştırma teknolojisiyle gereksiz yatırımlardan kaçınılmış ve kullanıcının tam olarak ihtiyacı karşılanmış olur.

Sanallaştırma teknolojisin kazandırmış olduğu en büyük avantajlardan biride esnekliktir. Sanallaştırma teknolojisi kullanılarak donanımsal anlamda bir özgürlük elde edilmiş olur. İhtiyaç anında kullanıcının gereksinimleri doğrultusunda doğrudan sanallaştırma yazılımlarıyla ihtiyaca cevap verilebilir.

Teknolojik Yeniliklere karşı Teknoloji’yi Etkinleştirme

Bulut bilişimde sürekliliğin sağlanabilmesi ve etkin kullanımın mümkün olabilmesi için donanım teknolojileri yanında diğer teknolojilerin de kullanılması gerekmektedir. Bunlardan bazıları:

  • Genişbant Ağlar ve İnternet Mimarisi
  • Veri Merkezi Teknolojileri
  • Sanallaştırma Teknolojisi
  • Web Teknolojisi
  • Çoklu Kiracı Teknolojileri
  • Servis Teknolojisi

Bu yapıların bazıları zaman içinde bulut bilişim teknolojilerinin gelişimiyle farklılık gösterebileceği gibi yenileri de eklenebilir.