Gelecek Ne Getirecek? Gelecek Ne Getirecek?
Amazon Web Servislerinin resmi olarak başlamasından bu yana on yıl geçti. Bu on yıl boyunca, bulut fazla abartılmış bir kavram olarak görülmüştü. Bugün,  talep... Gelecek Ne Getirecek?

Amazon Web Servislerinin resmi olarak başlamasından bu yana on yıl geçti. Bu on yıl boyunca, bulut fazla abartılmış bir kavram olarak görülmüştü. Bugün,  talep üzerine tüm şekil ve büyüklükte kuruluşlar tarafından kullanılabilmektedir. Peki, gelecek ne getirecek? Zdnet haber kanalının yayınladığı habere göre 2020 yılına kadar işletmelerin bulutu nasıl kullanacağı ve servis taleplerinin nasıl olacağına dair pazar tahminlerini yazının devamında bulabilirsiniz.

Bulut pazarı gerçekte ne kadar büyük?

451 Research’ın kurucu ortağı ve başkan yardımcısı William Fellows, IaaS ve PaaS açısından bulutun toplam değerinin yıllık 13 milyar dolar olacağını belirtiyor. Buluta işletmeler tarafından verilen toplam harcama, dünya çapında teknolojiye harcanan toplam miktar yanında küçük kalıyor ve Fellows, bulutu giderek daha da ucuza satın alabileceğimizi ileri sürüyor. Fellows,  bulut sağlayıcılarının şirketlerin miktarını ve harcanacak tutarı belirlemek için bir yarış içerisinde olduklarını ama bunun yanlış olduğunu belirtiyor. Sağlayıcılar kendi hizmetleri üzerine mümkün olduğunca hızlı bir şekilde kullanıcıları almak için uğraşıyorlar.

Pazar için bazı büyük değişiklikler de var. Google, Amazon ve Microsoft gibi büyük oyuncular pazarın geri kalanından sıyrılıp yukarı çıkarken diğer firmalar seviyenin altında kalacak ve karşılık bulmak için mücadele etmeleri gerekecek. Analistlerin tahminine göre; 2020 yılına kadar başarılı uzmanlar, bilişim teknoloji başkanlarına (CIO’lara) talep doğrultusunda güvenlik üzerine kullanılan uygulamaları yönetebilmek için geniş yelpazeli hizmetler sunacaklar. Fellows, CIO’ların katı düzenlemelerin olduğu endüstrilerde on yılın sonunda risksiz bulut paketi istediklerini belirtiyor.

Şimdi ve gelecekte işletmelerin yolu nasıl değişecek?

NHS Trust’ın kurucu ortağı ve CIO’su Nick Hopkinson, bazı üst düzey yöneticilerin buluta hala karışık bir kavram olarak baktıklarını belirtiyor. Hopkinson, insanlar ve hemşireler arasındaki güven gibi Trust’ın servislerinin de bulut kullanımı için güvenli video danışmanlığı sunduğunun altını çiziyor. Böylece bir kez yerine birçok kez yapılması gereken şeyleri NHS bir araya getirerek kullanıcılarına bilgiye ulaşabilmeleri için net avantajlar sunuyor. Önümüzdeki birkaç yıl boyunca tüm sektörlerde buluta geçişin devam ediyor olduğunu göreceğiz.

Kadınların eğitimi için kurulmuş olan Camfed (Campaing for Female Education) yardım kuruluşunun BT departmanıyla Dan Robert ilgilenmektedir. Bu kuruluş Sahraaltı Afrika Bölgesinde eğitimi ve hayatı önemsenmeyen kızlara eğitim alabilmeleri ve başarılı olabilmeleri için yardım etmektedir.  Zimbabwe, Zambia, Ghana, Tanzania ve Malawi’de bulunan 3,5 milyondan fazla çocuk bu çalışmalardan yararlanmıştır. Kuruluş, 220 bin öğrenci için detaylı kayıt bilgisi tutmaktadır ve bu sayı her geçen gün artmaktadır. Bu kayıtlar ise mobil cihazlar kullanılarak oluşturulmakta ve bulutta saklanmaktadır. Robert, aktivistler ve okula dair tüm bağlantılara çevrimiçi bir şekilde ulaşılabildiğinin altını çiziyor.

Farklı Organizasyonlar İçin Farklı Bulutlar

HFS Research’ın Genel Müdürü Tom Reuner, eski ortamları kullanmayı bırakmanın ve bulut kullanımının kuruluşlar için farklı çabalar içinde olmaları gerekliliğini doğurduğunu belirtiyor. Ancak bütün bu kuruluşların ortak noktasının bulut teknolojisiyle beraber dağıtım ve iş modeli olabileceğini belirtiyor. Belki de en önemli noktanın, maliyet tasarrufu için bulutu en iyi kullanım durumlarının ötesinde çeviklik ve iş yükü gibi durumlarda yeni bir olgunluk aşamasına doğru hareket edişimiz olduğunun altını çiziyor. BT gelişimi için bulutu tanımak oldukça önemlidir çünkü bulut dijital dönüşümün yapıtaşlarından bir tanesidir.

Radiant Law’ın kurucu ortağı ve başkanı Alex Hamilton, geleneksel BT yığınının tüm katmanları için bulutu kullandıklarını ve çok hızlı hareket edebilmelerine olanak sağladığını belirtiyor. Birçok şirketle çalıştıklarını ve bulutun çeviklik ve verimliliği mümkün kıldığının altını çiziyor.

Birbirinden farklı tüm bu şirketlerde yönetimden sorumlu kişilerin dikkat çektikleri nokta aynı: Bulut kaçınılmaz bir değişim getiriyor ve bu değişim çalışma hayatımıza hızdan verimliliğe kadar pek çok avantaj sağlayacak.